Arabuluculuk Faaliyetleri

Arabuluculuk

Arabuluculuk kurumu, ülkemizde son yıllarda hukuk sistemine dahil olmuş, taraflar arasındaki uyuşmazlıkların dostane çözüm yolları ile ve uyuşmazlığa dahil olmayan, taraflar arasında sağlıklı bir iletişim kurulabilmesi için özel eğitim almış, üçüncü bir kişinin sunacağı katkılar ile çözümlemeyi amaçlamış hukuki bir kurumdur. Spesifik olarak kamu düzenini ilgilendirdiği değerlendirilen bir kaç istisnai dava türü dışında hemen tüm özel hukuk davalarının arabuluculuk yoluyla çözülmesi imkanı bulunmaktadır. Arabuluculuk, ülkemizde, ihtiyari ve zorunlu olmak üzere iki farklı türde çalışmaktadır. Yürürlüğe giren kanuni düzenlemeler ile işçi ve işveren arasında iş ilişkisinden dolayı ortaya çıkan kıdem tazminatı alacağı, ihbar tazminatı alacağı, yıllık izin alacağı, fazla çalışma alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı gibi alacaklar dava şartı zorunlu arabuluculuk kapsamındadır. Ayrıca her iki tarafı da ticari işletme niteliğinde olan gerçek veya tüzel kişiler arasında yaşanan her türlü hukuki muhalefetin çözümü için de dava açmadan önce dava şartı arabuluculuk kapsamında arabuluculuk sistemine başvuru zorunluluğu bulunmaktadır. Son olarak tüketici mahkemelerinin görev alanın giren (sivil toplum örgütlerinin veya bakanlıklar ile il müdürlüklerinin açabileceği davalar vb. hariç olmak üzere) bir kısım davalar da dava şartı zorunlu arabuluculuk kapsamındadır.

Bu açıklamalara göre dava şartı zorunlu arabuluculuk kapsamında bulunan davaları;

  • Ticari Davalar
  • Tüketici Davaları
  • İşçi-İşveren İlişkisinden Kaynaklanan Alacak Davaları (Kıdem Tazminatı, İhbar Tazminatı vs.)
şeklinde sıralayabiliriz.

İhtiyari arabuluculuk ise kapsamı daha geniş olup, özellikle tarafların üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabildikleri hususların hemen tamamında uygulama alanı bulabilmektedir. Örneğin taşınmaz hukuku kapsamında ortaklığın giderilmesi davası, aile hukuku kapsamında yoksulluk nafakası, yardım nafakası, mal rejiminin tasfiyesi gibi davalar ile, zorunlu arabuluculuk kapsamında olmakla birlikte ihtiyari arabuluculuk vasıtasıyla çözülmesinin önünde engel bulunmayan işçi alacakları davası, Kira uyuşmazlıklarının çözümüne dair davalar (kira bedelinin artırılması, kiralanan taşınmazın tahliyesi vs. gibi) ihtiyari arabuluculuğa konu edilebilmektedir.

Bu açıklamalara göre ihtiyari arabuluculuk kapsamında bulunan davaları;

  • Taşınmaz Hukukundan Doğan;

    • Ortaklığın giderilmesi davası,
    • Ön Alım (Şufa) Davası,
    • Tapu Devir Davaları,
  • Kira Hukukundan Doğan;

    • Kiralanan Taşınmazın Tahliyesi,
    • Kira Bedelinin Artırılması Davası,
    • Kira Bedelinin Azaltılması Davası,
  • Aile Hukukundan Doğan;

    • Yoksulluk Nafakası Davası,
    • Yardım Nafakası Davası,
    • Mal Paylaşımı Davası,
    • Mal Rejiminin Tasfiyesi Davası,
  • İş Hukukundan Doğan;

    • Kıdem Tazminatı Alacağı,
    • İhbar Tazminatı Alacağı,
    • Yıllık İzin Alacağı,
    • Fazla Çalışma Alacağı,
    • Ulusal Bayram ve Genel Tatil Alacağı,
  • Ticaret Hukukundan Doğan;

    • Alacak Davaları,
    • Tazminat Davaları,
    • Cezai Şart Davaları,
    • Sözleşmeye Aykırılık Davaları,
  • Sigorta Hukukundan Doğan;

    • Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Davası,
    • İş Gücü Kaybı Maddi Tazminat Davası,
    • Değer Kaybı Davası,
    • Maddi Zarar (Mahrum Kalınan Kazançlar) Davası,

gibi davalar şeklinde sıralamak mümkün olup, bu saydıklarımız ilk akla gelen dava türleridir. Yukarıda da izah ettiğimiz üzere, ihtiyari arabuluculuk, tarafların üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabildikleri tüm davalar yönünden uygulama alanı bulabilecektir.

Arabuluculuğun uygulamada sağladığı en büyük yarar, tarafların sonuç hakkında ortaklaşa bir karar vermelerine imkan tanıması ve tarafların ortaklaşa verecekleri bu kararın anlaşma tutanağına çevrilmesiyle birlikte artık bu anlaşma tutanağının, mahkemeden alınacak ek bir karar ile ilam niteliğini kazanmasıdır. Mahkemece verilecek karar, anlaşmanın içeriğine yönelik olmayıp tamamen anlaşma tutanağının şekli ile, yani tarafların imzalarının bulunup bulunmadığı, anlaşmaya varılan hususun ahlaka aykırı olup olmadığı gibi, şeklen bir incelemeyle, sınırlı olacaktır. Bu sayede hem hızlı, hem ucuz, hem de her iki tarafın da tatmin olabileceği bir sonuç elde edilmiş olacak, belgenin hukuki güvenliği ise arabuluculuk sayesinde gerçekleştirilmiş olacaktır.

Büromuz hem ihtiyari, hem de dava şartı zorunlu arabuluculuk hizmetini sunmakta olup, ihtiyari arabuluculuk faaliyetlerimiz hakkında daha detaylı bilgi almak için lütfen iletişime geçiniz.